Sol klarnetin Türkiyedeki icra geleneği tek bir üsluptan oluşmaz. Farklı bölgelerde farklı söyleyiş biçimleri gelişmiştir.
Bu farklar rastgele değildir; her biri o bölgenin ezgi dağarcığına ve diğer çalgılarıyla kurduğu ilişkiye bağlıdır. Ayrım dört başlıkta görülür.
Birincisi süsleme yoğunluğudur. Bazı üsluplarda neredeyse her nota süslenirken bazılarında süsleme seyrek ve seçilidir.
İkincisi ton tercihidir. Kimi icrada parlak ve keskin bir ses aranır, kimisinde koyu ve yayvan bir renk.
Üçüncüsü nefes yerleştirmedir. Uzun ve kesintisiz cümleler kuran üsluplar da vardır, sık nefesle bölünmüş kısa cümleler kuranlar da.
Dördüncüsü ritmik yaklaşımdır. Bazı üsluplar ölçüye sıkı bağlı kalırken bazıları esnek bir zamanlama kullanır.
Kursiyer açısından bunun anlamı şudur: bir eseri öğrenirken hangi üslupla çalınacağı bir tercihtir ve bilinçli yapılmalıdır. İki üslubu aynı icrada karıştırmak, ezgiyi tutarsız kılar. Derslerimizde üslup farkları, karşılaştırmalı kayıt dinlemeyle tanıtılır.